Tuğba SARI Kimdir?
07.0.1983 tarihinde Tarsus’ta dünyaya geldi. İlköğrenimini Musa Bengi İlkokulunda, ortaokulu İbrahim Kozacıoğlu ilköğretim okulunda, lise eğitimini yadal Barbaros Hayrettin lisesi ve yadal Cengiz Topel lisesinde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Anadolu üniversitesi eğitim fakültesi İngilizce öğretmenliği bölümünde devam etti. Emine Boro ilköğretim okulunda İngilizce öğretmeni olarak görev yaptı.
Halen Mehmet Akif Ersoy ilköğretim okulunda İngilizce öğretmeni olarak çalışmaktadır.
Uzun, upuzun bir yolculuk;
Önce bir aşkta başlayan, o kutsal o en değerli insanın en değerli odasında, hastanede veya bir evin sancı dolu havasında ve sonra hayatın tozlu yollarında devam eden uzun bir yolculuk.
Ayrı bir hikayedir kendi içinde her bir yolculuk. Tesadüfler, acılar, çaresizlikler, mutluluklar ve daha ne duygular yaşanır. Neler kalır içlerde uhde. Neler haykırılır dünyaya duyulsun diye.
Kimi daha uzundur hikaye yolculukların, kimileri daha kısa. Ama hepsi yaşanmış anlardır. Kalbe dokunan, nefes alıp veren, heyecanlanan, üzülen, gözyaşı döken, şen kahkahalar atan…
Sonlanır herhangi bir yerde ve herhangi bir şekilde. Ve her ölüm erken ölümdür bir yerde…
Daha yaşanılabilecek onca şey , onca duygu ve yapılabilecek o kadar çok şey varken, her ölüm erken ölümdür….
Ve her ölüm koskoca bir boşluk bırakır arkasında ; ana boşluğu,baba boşluğu, eş, dost,arkadaş, sevgili,gelin,kardeş,çocuk….
Gözyaşları alır biten nefes alışverişlerinin yerini. Sorgusuz,sualsiz,ani,kendine göre sessiz bir konuktur ölüm….
Daha iyi başlangıçlar için bitiş değil bir son söz dür tüm sevdiklerimize; veda
Bazen bir arabanın parçaları arasında gelir, bazen bir hastanenin herhangi bir odasında, kimi zaman sıcak yatağımızda, belki yolda, sokakta, çarşı pazarda, okulda, işyerinde, bazen bir bıçakla gelir, belki bir kör kurşunla… Her hangi bir zamanda ve hiç umulmayacak bir yerde…
İnsanoğlunun dönüşüp değiştiremediği tek ve en gerçekliktir… Ve payımıza düşen geldiği an, geleceği an değil her anımızı dolu dolu yaşayabilmeyi düşünmek ve artık düşündüğümüzü yapmak…
‘Asla ölmeyin, hep yaşayın‘ dilemek isterdik hepimiz.
En iyisi siz yolculuk henüz bitmemişken mutluluklar, gülümsemeler, sıcak yürekler ve iyilikler giyinin…
Bazı körlüklere inatla sarılanlar gerçek mutluluğun renkli ışıklarıyla asla karşılaşmazlar. Hırslarında boğulup loş ışıkları mutluluk sanırlar… Gökkuşağının tüm ışıklı renkleriyle bezenin… SEVGİLER!




