TARSUS TÜMAY DERSHANESİNİN 2009 ÖSS İLE İLGİLİ ÖNEMLİ TESPİTLERİ,
Öncelikle bütün öğrencilerimize geçmiş olsun. Sonuçta sınavınız nasıl geçmiş olursa olsun üzerinizden büyük bir yük kalktı. Yapamadığınız soruları aklınıza getirip üzülmeyin. Eğer size sınav zor geldiyse bilin ki herkese zor gelmiştir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki 2009 ÖSS’den sonra Türkçeden ve Sos-1’den soruları tam yapan öğrenci duymadım. Son iki yıldır Türkiye şampiyonları bile ÖSS-SAY-2,SÖZ-2,EA-2 puan türlerindeki soruların tamamını yapamadığını unutmayınız. Geçen yıl EA-2 puan türünde 3. olan öğrenci bile 6 yanlış ile 3. oldu. Bu yıl da soruların tamamını yapan çıkmayacağını ve bazı soruların hatalı olarak iptal edileceğini tahmin ediyorum.
2009 ÖSS’de bölüm 1’den özellikle Türkçe ve SOS-1 testlerinden BÖLÜM 2’de de SOS-2 ve FEN-2 testlerinden öğrenciler zorlandıklarını ifade etmektedirler. Türkçe sorularını değişik ve çeldiricileri fazla zor bulanlar da oldu. Türkçe sorularını yetiştirmekten ötürü sınavda süre problemi yaşadım ve hatta filanca teste vaktim kalmadı diyen çok öğrencilerle karşılaştım.
Soruların iptal edilmesi elbette hoş bir durum değil.12 yıllık eğitim öğretim sürecinin en önemli sınavında Fizikten toplamda 20 soru soruluyor ve 3’ü hatalı oluyor. Sizlere o yüzden sınavda yapamadığınız soruyu geçin soruları çözerken fazla zaman kaybediyorsanız sorularla inatlaşmayın diye telkinlerde bulunuyoruz. Binlerce adayın o Fizik soruları ile dakikalarca uğraştığını, sorunun cevabını bulamayıp boşu boşuna zaman yitirdiğini düşündükçe ben de çok üzülüyorum ve de bu durumu sebep olan unsuru sorguluyorum.
BU KONULARLA İLGİLİ AYRINTILI AÇIKLAMALAR
Öğrencilerin ve öğretmenlerin görüşü doğrultusunda
MATEMATİK
Sonuçta bir sınavın soru yapısı, zorluk derecesi o sınava giren herkesi mutlu etmez. ÖSS gibi Türkiye genelinde yapılan bir sınav için 2009 ÖSS Mat 1 ve Mat 2 testlerinin zorluk derecesine bakacak olursak bu sınav geçmiş senelere göre kesinlikle zor değil diyebiliriz.
COĞRAFYA
Sorularda yeni müfredatın yeni anlayışın izlerine rastlıyoruz. Soru tarzlarında çok büyük olmasa da değişim olduğu söylenebilir. Mesela bir paragraftan iki farklı soru tipi üretilmiştir. Ancak iki soru çok dikkat çekici.
İlki
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin coğrafi konumu ile ilgilidir? diye bir soru vardı. Coğrafya öğretmenlerinin anlattığı gibi özel konum matematik konum ayrımına gidilmemiş. Sadece coğrafi konum ifadesi kullanılmış. Yani yıllardan beri kullanılan özel ve matematik konum ifadeleri tarih mi olacak bu durumda?
İkincisi
Yeryüzünde doğal, beşerî ve ekonomik yönden birbirine benzer ya da farklı yerlerin olması çeşitli özelliklere göre bölgelerin oluşturulabilmesini sağlamıştır. Bu özelliklerdeki değişme bölge sınırlarının da değişmesine neden olmaktadır.
Buna göre, belli özelliklere dayanarak oluşturulan aşağıdaki bölgelerden hangisinin sınırlarında zamanla değişme olması beklenmez?
A) Tarım bölgeleri B) Askerî bölgeler
C) Turizm bölgeleri D) İklim bölgeleri
E) Maden bölgeleri
Küresel ısınmanın olduğu dünyamızda nasıl olurda iklim bölgeleri değişmez?
Sonuç olarak zorluk düzeyi geçmiş yıllara göre benzer sınavdı.
TÜRKÇE
Okuduğunu anlama, yorumlama ve çıkarım yapmada öğrencilerin zorlanmalarının sonucunda Türkçede öğrenciler istedikleri neti yapamadıklarından şikâyetçiler. Bu durumun en önemli sebebi öğrencilerin tahlilci okuma alışkanlığının olmamasıdır. Soruların konu dağılımı çok sağlıklı değil diye düşünüyoruz. Bir sene bakıyorsunuz paragrafın ana fikri dağılımıyla ilgili bir başka sene paragrafın yardımcı düşüncesiyle ilgili çoğunluklu sorular sorulmakta olduğunu görmekteyiz.
EDEBİYAT
Genel olarak ÖSS’de Edebiyat sorularının öğrencileri ölçmesi bakımından Türkçeden daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Dikkat edeceğimiz nokta ÖSYM’nin Edebiyattan 18.sorusu. Bu soruda, parçada yer alan Reşat Nuri Güntekin ve Falih Rıfkı Atay, edebiyatımızda gezi yazılarıyla tanınmış yazarlarımızdır. Ancak cevap olarak verilen Yusuf Ziya Ortaç, gezi yazısı türünde (Göz Ucuyla Avrupa) yapıt vermesine rağmen edebiyatımızda tanınmış gezi yazarları arasında sayılmamıştır. Bu ifade öğrenciler arasında tereddüde sebep olmuştur. Çünkü Yusuf Ziya Ortaç, edebiyatımızda gezi yazılarıyla değil, şiirleriyle tanınmıştır. Ayrıca parçada geçen "Babürname" adlı yapıt, hatıra-gezi yazısı türünde kaleme alındığından, birçok öğrencinin de bu seçeneği işaretlemesine yol açmıştır. Bundan dolayı bu soru çelişkilidir.
Seçeneklerde hem beş doğru cevap var hem de metinde yaklaşım yanlışı var. Doğal olarak bu soru için beş doğru cevap var diyebiliriz. Divan ve halk edebiyatından beklenen sayıda sorunun gelmemesi bir başka önemli nokta diyebiliriz.
FİZİK
Fen-1 2.soru kesinlikle doğru olan yargıların sorulduğu bu soruda, cisimlerin türdeş oldukları belirtilmediğinden, ağırlıkları ile ilgili kıyaslama yapmak mümkün değildir. ÖSYM'nin eskiden yaptığı sınavlarda "cisimler türdeştir" ifadesini görmeye alışan öğrenciler, bu soruda bu ifadeyi göremediklerinden, soruyu yanlış yapmış ya da boş bırakmış olabilirler. Bundan dolayı bu soru çelişkilidir.
Fen-2 4.soru bu soruda serbest düşme yapan bir cismin "O" noktasına geldikten sonra iç patlama ile ikiye ayrıldığı belirtilmiş. Öyleyse cismin patlamadan önce bir düşey momentumu vardır. Ancak soruda ayrılan parçaların yatay atış hareketi yaptığı söylenmiştir. Böyle bir durum, momentum korunumu prensibine aykırıdır. Bu soru bilimsel yönden hatalıdır ve kesinlikle iptal edilmelidir.
Fen-2 5.soru bu soruda birbirine telle bağlanmış sığaları farklı iki elektroskopun yapraklarının özdeş oldukları belirtilmemiştir. Dokundurulan elektroskopların potansiyelleri eşitlenir ancak yaprakların potansiyelleri eşitlense de açının belirlenebilmesi için yaprakların özdeş olup olmadığı belirtilmelidir. Yaprakların özdeş olup olmamasına göre A ve B seçenekleri doğru cevap olabilir. Bundan dolayı bu soruda kesinlik yoktur.
BİYOLOJİ
Fen-1 22.soru bu soruda, bakış açısına göre III. öncülün ifade ettiği anlam değişmekte, buna göre doğru cevap seçeneği de değişmektedir. Soruda verilen "enzimlerle gerçekleşen belirli bir tepkime..." ifadesinden iki sonuç çıkarılabilmektedir. Birincisi: İlgili reaksiyon başlamış ve devam etmekte olan bir reaksiyon olabilir. Bu durumda reaksiyon başlamış olduğundan III. öncülde verilen "reaksiyon için gerekli aktivasyon enerjisi miktarı" özelliği reaksiyon hızını ve oluşan ürün miktarını etkilemez. Bu durumda doğru cevap, "C" seçeneği olur. İkincisi: Soruda genel anlamda enzimatik reaksiyonların özellikleri ifade edilmiş olabilir. Bu durumda reaksiyon için gerekli olan aktivasyon enerjisi miktarı, birim zamanda oluşacak ürün miktarını, dolayısıyla reaksiyon hızını etkileyecektir. Buna göre de doğru cevap "E" seçeneği olmaktadır. Bundan dolayı bu soru çelişkilidir.
TARİH
Tarih sorularının zorluk derecesi diğer yıllara göre aynı düzeyde diyebiliriz. Dikkat çekici noktaysa ÖSYM Çağdaş Türk ve Dünya Tarihinden bir soru soracağını açıklamasına rağmen bu alandan 4 soru sormuştur. Bu durumda Osmanlı Tarihi ve Türk İslam Devletleri Tarihinden daha az soru sorulmasına neden olmuştur. Öğrencilerin daha ağırlık verdiği konular sonuçta daha az çıkmıştır. Öğrencilerin sınavda psikolojisinin bozulmasına sebep olmuştur. ÖSYM’nin soru dağılımına ilişkin açıklamalarıyla sınavda sorduğu soruların soru dağılımlarının birebir örtüşmesi gerekir. Çünkü gerek öğretmenler gerekse de ders çalışan öğrencilerimiz yıl içinde genel ağırlıklarını doğal olarak daha çok soruların sorulduğu alanlara yansıtmaktadır.
DİKKAT
Tarih bilimi nesnel verilere, olgulara dayanan bir bilimdir, ancak nesnelliği bütünüyle yansıtması mümkün değildir. Tarihî çalışmaların birinci elden kaynaklara, arşiv belgelerine dayalı olması bu çalışmaların inceledikleri konu üzerine mutlak bilgi verdiği, son sözü söylediği anlamına gelmez. Bu durumun nedenleri kaynaklara bağlı (nesnel) ve tarihçiye bağlı nedenler olarak ikiye ayrılabilir:
1. Arşiv belgeleri her zaman güvenilir bir kaynak teşkil etmez; örneğin resmi kayıtların henüz kaleme alındıkları sırada gerçekten uzak bilgiler yansıtmaları olasıdır. Tarihçi bu olasılıkları da göz önünde bulundurarak kaynaklara karşı eleştirel bir yöntem izler.
2. Kullanılacak olan belgelerin seçimi, sunuş şekli, tarih çalışmasının amacı, tarihçinin kişisel siyasi-ideolojik tercihleri, tarihçinin eser verdiği dönemin siyasi-ideolojik koşulları gibi çeşitli nedenler, tarih yorumlarına etki eder. Dolayısıyla aynı arşiv belgelerinden yola çıkılarak farklı tarih yorumlarına ulaşılması olasıdır
BU BİLGİLERİN FARKINDA OLARAK ÖSYM’NİN 2009 ÖSS SOS-2 1.SORUSUNU HATALI BULUYORUZ.
AÇIKLAMA
Pazırık Kurganı: Pazırık Kurganı, Orta Asyada bir kurgan .İskit sanatının örnekleri bulunan Pazırık Kurganı, özünü tamamen tabiattan alan canlı ve hareket dolu hayvan figürleriyle kendini göstermektedir.
Esik Kurganı: Esik Kurganı, eski Türklere ait olduğu düşünülen bir kurgan. M.Ö. 5. yüzyıl'dan kalma olduğu sanılır. Kazakistan'da gün ışığına çıkarılmıştır. Altın Elbiseli Adam Kazakistan'da Esik Kurganı'nda bulunmuştur.
Kaynak:
VİKİPEDİ (Her dilden herkesin, ortak çabasıyla özgürce ve her şeyi ile bütün bir ansiklopedi üretmeyi amaçlayan ansiklopedi)
2009 ÖSS SOS-2 SORUSU
· Altaylarda Pazırık kurganlarında bulunan halı
· Kazakistan’da Alma Ata şehri yakınlarındaki Esik
kurganındaki altın elbiseli adam zırhı
Yukarıdaki buluntular aşağıdakilerden hangisine aittir?
A) Tabgaçlar B) Göktürkler C) Uygurlar
D) Hunlar E) Kırgızlar
BU SORUYA ÖSYM DOĞRU CEVAP OLARAK ’ D’SEÇENEĞİNİ KABUL ETMİŞTİR.
BU SORU SORULDUĞU TARİHTEN SONRA VİKİPEDİ’DE AYNEN ŞU İFADE KULLANILMIŞTIR.
‘Esik kurganı ‘Türkiye Cumhuriyeti'nde düzenlenen ÖSS'ye göre Hun dönemine ait bir kurgandır.’
Tarihi belgelerde bu bilgi görecelidir çünkü hangi devlete ait olduğu bilinmiyor. Kalıntılar MÖ 5000 yılına aittir. Oysa Asya Hun Devletinin bilinen tarihi MÖ 220 Teomanla başlar. Bu tamamen sübjektif (öznel) değerlendirmedir. Sınava giren öğrencilere böyle bir bilgi okullarda, dershanelerde öğretilemez. Çünkü bilimselliği belirsiz bir bilgidir. Ulusal bir sınavda böyle bir sorunun öğrenciyi ölçmeye yönelik olması ölçülmek istenen bilginin göreceliğinden ötürü ölçmenin güvenirliği doğru olsa dahi geçerliliği çok düşüktür.(Mesela doğru çalışan bir termometre de zeka ölçülemez.)
ÖSYM, sınavlarda öğrencilerin mevcut bilgileri sorgulayandır aksine ÖSYM’i sınavlarda öğrencilere bilgi öğreten bir kurum değil diye düşünüyoruz.
TARSUS TÜMAY DERSANESİ REHBERLİK SERVİSİ
SAYGILARIMIZLA
