Hukuk Sayısı Çıktı
Tarsus’ta 7 yıldır yayınlanan Aratos tarih, felsefe, kültür ve sanat dergisinin 38. sayısı yayınlandı.
08 Mart 2010 10:44
Hukuk Sayısı Çıktı

Hukuk Sayısı Çıktı

ARATOS DERGİSİ “HUKUK SAYISI” YAYINLADI

Tarsus’ta 7 yıldır yayınlanan Aratos tarih, felsefe, kültür ve sanat dergisinin 38. sayısı yayınlandı. Adını Antik Çağ’da yaşamış Tarsuslu filozof Aratos’tan alan dergi bu Mart-Nisan dönemi sayısının konusu Hukuk oldu.

Daha önce Arkeoloji ve Felsefe sayıları yapılan derginin 38. sayısında Hukuk konusuna yer verildi. Çeşitli ilerden başta avukatlar olamaz üzere hukukçuların yazılarına dergide yer verildi.

Yurtiçi ve yurt dışından 20’ye yakın üniversiteden 120 akademisyenlerin ile edebiyatçıların katkıda bulunduğu Aratos dergisinin yeni sayısı felsefe dosyası oldu.

Aratos dergisinin bu yılın son sayısı olan Mart-Nisan 38. sayısında şu yazarlar ve yazıları yer alıyor: “Abi Bana Da Resim Çek” (Ömer Acıoğlu), Göksu’da Boğulan Alman İmparatoru (Önder Kaya),  Yunan ve Yunan Öncesi Uygarlıklarda Bilim (Ömer Fatih Tekin), Jeremy Bentham: Moral-Hukuk İlişkisi (Aslı Çavuşoğlu), Yerelleşme Özelleşmedir (Av. Ş. Özgür Urfa), "Anlamak Gideni ve Gelmekte Olanı" (Stj. Av. Canel Durak), Akp'nin Yargıya Müdahalesi: Yargı Reformu (Av. H. Murat Yurttaş), Mahşerin Dört Atlısı Ya Da Karanlıktan Aydınlığa (Uğur Pişmanlık) Sürpriz (Hasan Özpehlivan).

Aratos dergisi yayın kurulu üyesi Avukat Nergiz Örs ise derginin Hukuk sayısına yazdığı önsözde şu görüşlere yer verdi: “Bir 8 Mart daha geldi çattı. Kimi Dünya Kadınlar Günü diyecek, kimi Dünya Emekçi Kadınlar Günü diyecek. Patron kadınlar, çete kadınlar, Emine Erdoğan'lar, Nimet Çubukçular... Hepsi kutlayacak Kadınlar Gününü. Emekçi kadınlarımızın günü. Bu güne anlamını veren hak mücadelesini; hamasi nutuklarla, kutlama mesajlarıyla, kokteyllerle, balolarla, cadı kazanlarıyla körleştirip kadınları bir kez daha hak ve eşitlik mücadelesinden uzaklaştırarak... Kendilerine yabancılaştırarak...

Bir 8 Mart daha AKP gericiliğinin ağırlığında; gericiliğin, yoksullaşmanın, haksızlıkların, hukuksuzlukların, adaletsizliklerin pençesinde! Bu durumun baskısını üzerlerinde en çok hissedenler kadınlar. Türbana özgürlük söylemleri altında, eve kapatılmaya, işsiz bırakılmaya veya daha çok sömürüye maruz bırakılan kadınlar.

Özgürlük ve rahatlık tutkusuna mahkûm kadınlar... Hakları kâğıt üzerinde kalan, bir zamanlar nasıl kolaylıkla verildiyse şimdi de kolaylıkla geri alınan, geri alınacak olan hakların gerçekten sahibi olmayan kadınlar...

Afganistan'da, Filistin'de, İran'da savaş, kan ve gözyaşı içerisinde yaşamaya, sevmeye, çocuklarını büyütmeye çalışan kadınlar... Tecavüze uğrayan kadınlar... Erkek arkadaşıyla konuştuğu için diri diri gömülen kadınlar...

Haklarını korumak, Tekel'i sattırmamak için eşleriyle yan yana, omuz omuza mücadele veren kadınlar. Karda, kışta, soğukta sıcacık evlerini bırakıp ıssız, soğuk Ankara yollarına düşen, coplanan, üzerlerine biber gazı sıkılan, ama yine de yılmayan, makyajını yapıp tekrar sokaklara çıkıp direnen, “şiir bitmedi" dedirten kadınlar. Çocuklarının ve ülkelerinin aydınlık geleceği için mücadele eden, yan gelip yatmayan kadınlar.

Şimdilik yaşamın değil ölmenin, öldürmenin asıl olduğu dünyamızda yaşamın asli üretici, kurucu unsuru olan emekçi kadınların “2010 Dünya Emekçi Kadınlar" gününü, dünya emperyalizminin ve kapitalizminin ülkemizdeki temsilcisi AKP gericiliğine karşı mücadele yılı olarak kutlar ve aynı şekilde bu yılı 2010 Dünya Emekçi Kadınlar gününü direnen, bize çok şey öğreten Tekel işçisi kadınlarımıza armağan ediyoruz.”





Yorum Yaz   
YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

YAZARLARIMIZ
GAZETE 1. SAYFALARI
Günün Videosu
Diğer Videolar
HAVA DURUMU